PARYAP’ın hikâyesi 1990 yılında, küçük ama kararlı bir adımla başladı. O yıllarda her şey daha yavaştı. Daha az seçenek vardı belki ama daha çok bağ kurardık. Biz de o bağı kurmak için yola çıktık. Önce mekânla, sonra insanla. Yaptığımız her yapının bir hayatın içine karışacağını bildik. Bu yüzden yıllar içinde sadece bina değil, duygu taşıyan yaşam alanları inşa ettik.

Bugün geldiğimiz noktada, biz de değişiyoruz. Alışıldık kalıpların dışına çıkmak, bizim için bir risk değil; bir ihtiyaç artık. Daha sahici, daha yaşanır, daha anlamlı alanlar üretmek için kendimizle de yeniden başlıyoruz. Bu yeni dönem, sadece yeni projeler değil; bizim için de yeni bir bakış açısı demek. Üçüncü kuşağın da sürece katılmasıyla birlikte, geçmişten gelen değerleri bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmaya çalışıyoruz.

Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek bir yaşam alanı, sadece iyi inşa edilmez. Hissettirilir. Ve hissedilen her şey, insanı mekâna, mekânı da hayata bağlar.

PARYAP’ın hikâyesi 1990 yılında, küçük ama kararlı bir adımla başladı. O yıllarda her şey daha yavaştı. Daha az seçenek vardı belki ama daha çok bağ kurardık. Biz de o bağı kurmak için yola çıktık. Önce mekânla, sonra insanla. Yaptığımız her yapının bir hayatın içine karışacağını bildik. Bu yüzden yıllar içinde sadece bina değil, duygu taşıyan yaşam alanları inşa ettik.

Bugün geldiğimiz noktada, biz de değişiyoruz. Alışıldık kalıpların dışına çıkmak, bizim için bir risk değil; bir ihtiyaç artık. Daha sahici, daha yaşanır, daha anlamlı alanlar üretmek için kendimizle de yeniden başlıyoruz. Bu yeni dönem, sadece yeni projeler değil; bizim için de yeni bir bakış açısı demek. Üçüncü kuşağın da sürece katılmasıyla birlikte, geçmişten gelen değerleri bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmaya çalışıyoruz.

Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek bir yaşam alanı, sadece iyi inşa edilmez. Hissettirilir. Ve hissedilen her şey, insanı mekâna, mekânı da hayata bağlar.